Register

 

Alt 09.Ocak.2019, 00:58
  #1  
Cilek Cilek isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Moderator
 
Üyelik tarihi: 09.Ocak.2019
Mesajlar: 17
Standart Lütfen bunu çocuğunuza yapmayın!

Bir arkadaşımı ziyarete gitmişiz. Kızı Ladin’den 1.5 yaş büyük. Ufaklıkların karnı acıkıyor. Arkadaşımın kızı sadece TV karşısında a? yiyebildiği için, bizimkilere Caillou açılıyor. Lado, durumdan bir hayli mutlu.

Arkadaşımın kızına yemeğini, annesi yediriyor. Lado, kendi kendine köfteleri götürüyor. Lado şaşkın! Ona olağandışı gelen bu sahneyi, gözlerini ayırmadan film izler gibi izliyor.

Arkadaşım, bu vaziyet karşısında kendi kızına ayar vermeye başlıyor:

‘’Bak Lado nasıl yiyor, bak o senden hem de küçük, sen de Lado gibi kendi kendine yesen ya. Ay lado, sen ne kadar da güzel a? yiyorsun, afferin sana’’.


Birkaç gün sonra arkadaşımla telefonda konuşuyoruz. Kızına her öğünde, kendisinden yaşça ufak olan Ladin’nin kendi kendine a? yediğini, ama onun yiyemediğini hatırlattığını söylüyor.

Ben yarım ağız; ‘’hay allah keşke yapmasaydın’’ diyorum. ‘’Biraz hırs yapsın da o da kendisi yesin, kaç yaşına geldi.’’ diyor.

Söyleyecek çok şeyim var. Gelin görün ki dünyada bir annenin, başka anneye anelik dersi vermesi kadar fena bir vaziyet yok.

Bu nedenle; bana yapılmasını istemediğimi arkadaşıma yapmayıp, susuyorum. Bir yandan da çok sevdiğim kızı için bir hayli üzülüyorum: kimbilir kendini ne kadar fena hissediyordur diye.

BAK LADİN HİÇ AĞLIYOR MU ?
Bir kaç gün evvel parktayız. Parka babası ve ablasıyla gelmiş bir çocuk, durmadan ağlayıp zırlıyor, babasına vuruyor, seni sevmiyorum diyor.

Özellikle etrafta insanlar varken, bu durumda olmak ne kadar zordur, insan ne kadar utanır, tüm ebeveyn babalar bilir. Adamcağız çocuğunu ağlamamak konusunda eğitmeye karar veriyor:

‘’Bak ladin hiç ağlıyor mu, sen de keşke Ladin gibi uslu olsan, bak o hiç annesine vuruyor mu, ne güzel oynuyor. Sen niye oynamıyorsun güzel güzel de ağlayıp duruyorsun’’.

Zavallı çocuk tabi ki çok daha çok ağlamaya başlıyor. Ladin, tekrar o sahneden gözlerini ayırmayarak uzun süre bu iltifatları dinleyip, babaya şöyle diyor: ‘’Ben ağlamıyorum, çünkü üzgün değilim’’.

Tüm bu anlattıklarım Ladin’nin mükemel bir çocuk olduğu anlamına hiç mi hiç gelmiyor. Çok değil bir kaç hafta evvel aynı Ladin, parkta arkasında uzun bir sıra olduğu halde salıncaktan inmemekte ısrar etmiş ve ortalığı birbirine katmıştı.

İki sahne araındaki tek fark; ben ona ‘’bak bilmem kim hiç ağlıyor mu’’ dememiştim.

Anne olarak, kimi bilmeden kimi bildiğim halde elimde olmadan, birçok hata yapıyorum. Ama bazı şeyler var ki artık bu devirde bunları yapmamak gerekiyor.

Çocuğunuzun size menfi gibi görünen davranışını düzeltmek için, başka bir çocuğu misal göstermek, bunların başında geliyor. Herşeyden evvel bu yaptığınızın hiçbir faydası yok. Siz böyle yapınca hiçbir çocuk; ‘’aaa bak benden küçükler bile kendisi a? yiyor. Ben de artık öyle yapayım’’ demiyor.

Sadece kendisini daha beceriksiz ve değersiz hissediyor. Günün sonunda elinizde; ‘’Ben de yapayım’’ diyen bir çocuk değil, ‘’ben zaten yapamam’’ diye hisseden bir çocuk kalıyor.

Üstelik ortada çok aka bir haksızlık var. Ebeveyn babaların, bu ‘’olumsuz’’ kabul ettikleri davranışlarla ilgili sorumluluklarını ayr?m etmesi gerekir.

Bana kalırsa, bu ‘’olumsuz’’ durumla ilgili çocuğun hiçbir suçu ve sorumluluğu yokken, tüm mesuliyet onun ufak omuzlarına yükleniyor.

3.5 yaşındaki bir çocuğun hala ağzına a? veriliyorsa; bunun tek nedeni, anne-babanın çocuğa kendi kendine a? yeme alışkanlığı kazandıracak ortamı sağlamamasıdır.

Anne-babanın yapmadığı bir şey yüzünden dezavantajlı duruma düşen çocuğa, bir de kendini fena hissettirmekten daha aka bir haksızlık olamaz.

Parktaki babaya gereken cevabı ise, zaten Lado vermişti. Lado ağlamıyordu, çünkü üzgün değildi. Ama babanın aklına,‘’bu çocuk sebep ağlıyor, sebep üzgün’’ diye düşünmek gelmedi.

Oysa aralarındaki konuşmalardan, uzun zamandır çocuklara bakan bakıcının yeni ayrıldığını ve yeni bir bakıcının başladığını duymuş, ben bile çocuğun bu nedenle üzgün olabileceğini anlamıştım.

Kendi kısacık hayatında zor bir dönemden geçerken, babasının ondan hisettiği şeyleri hissetmemesini istemesi, çok aka bir haksızlıktı.

Eğer küçükken siz de ebeveyn ya da babanızdan bu sözleri işittiyseniz; eminim bugün bile bu yazıyı okurken o anı içiniz acıyarak hatırlarsınız.

Bir çocuk için ebeveyn babasından; ‘’ben senin olduğun gibi değil, başka bir çocuk gibi olmanı tercih ederdim’’ hissini almasından daha üzücü, kırıcı bir şey var mıdır bilmiyorum. Bu yüzden; lütfen bunu çocuğunuza yapmayın.
Alıntı ile Cevapla
  
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Forum Jump


Tüm Zamanlar GMT Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:41.

Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2019 DragonByte Technologies Ltd.

 

kaçak bahis siteleri yatirim bonusu veren siteler istanbul escort bayan escort escort istanbul canlı bahis siteleri canlı bahis maltepe escort güvenilir bahis siteleri bonus veren siteler deneme bonusu bitcoin best 10